Normal doğumda ıkınma nasıl yapılmalıdır

DOĞUMDA IKINMA TEKNİKLERİ
Ikınma normal doğumda annenin doğumunu kolaylaştıracak önemli faktörlerden birisidir. Bu nedenle anne adaylarının doğumhanede doğum süresince nasıl davranmaları gerektiklerini, neler yapacaklarını, doğru nefes ve ıkınma tekniklerini öğrenmeleri egrekir. Bunları hamilelik süresince çeşitli kitaplardan, internet sitelerinden veya hamile eğitim kurslarından öğrenebilirsiniz.

Ikınma doğumun sadece ikinci evreside yapılır, daha öncesinde yapılmaz. Doğum 3 evreden oluşur. Birinci evre sancıların başlamasından rahim ağzının tam yani 9-10 cm kadar açılmasına kadar geçen dönemdir. Bu evre en uzun evredir, bazen bir kaç saat bazen uzun saatler alabilir. Birinci evrede sancılar geldikçe uygun şekilde nefes alıp vermelisiniz ve rahim ağzınızın açılmasını beklemelisiniz. Nefes teknikleri hakkında detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bu evrede sancıları kendiliğinden olabilir veya suni sancı veriliyor olabilir, her iki durumda da farketmeksiniz ıkınma yapılmaz. Rahim ağzı giderek açılır ve 9-10 santimetre tam açıklığa ulaşınca artık doğumun ikinci evresi başlamıştır. Bu evrenin başladığını kendiniz anlayamazsınız ancak ebe veya doktorunuz size söyleyecektir. İkinci evrede sizin de ıkınarak bebeğin doğumun ayardım etmeniz istenecektir. İkinci evrere bebek annenin rektumuna (barsağın son kısmı) baskı yaptığı için annede zaten kendiliğinden bir ıkınma hisssi başlayacaktır.  Bu evredeki ıkınma tekniği aşağıda detaylı olarak anlatılmıştır. Ikınmalar ve doktor (veya ebe) yardımı ile bebek doğduktan sonra doğumun üçüncü ve son evresi başlar. Bu evrede bebeğin eşi (plasenta) ayrılması beklenir.  Doktorunuz veya ebe plasentanın ayrılmasını bekleyerek alacaktır, bu esnada ağrı veya sancı hissetmezsiniz, ıkınmanız gerekmez. Doğumun 3. evresi yani plasentanın ayrılması için beklenen süre yaklaşık 5-10 dakika (en fazla yarım saat) sürer. Daha sonra varsa dikişiniz atılır ve doğum masasından kaldırılırsınız.

Normal doğumda ıkınma nasıl yapılmalıdır?
Doğumun ikinci evresinde bebeğin aşağıya doğru inmesi için ve doğum kanalından çıkarak doğması için ıkınmalarla anne adayının destek olması çok önemlidir. Uygun ıkınma doğuma çok yardımcı olur. Ikınma sancı geldiğinde yapılır, sancıların geçtiği ara dönemlerde ıkınma yapmadan dinlenmeniz gerekir. Her sancıda tekrar ıkınmanız gerekir. Genellikle 2-3 ıkınma sonrasında bebek doğacaktır. Ikınma tekniği: Sancı geldiğinde burundan nefes alarak derin bir karın solunumu yapmalısınız. Daha sonra nefesinizi içinizde tutarak çenenizi göğsünüze yaklaştırarak bebeği itmeye çalışır şekilde aşağıya doğru güç uygulamalısınız. Bu insanın kabız olduğunda ıkınmasına benzer. Burada gücünüzü boynunuza doğru değil aşağıya doğru vermelisiniz. Ikınma kuvvetli ve uzun olmalıdır. Bu ıkınma süresince nefesinizi tutmak yerine yavaşca ağzızından “ıııııııı” şeklinde ses çıkartarak nefes vererek de ıkınabilirsiniz. Bu esnada nefes verme çok yavaş olmalıdır ki ıkınma uzun sürsün. Nefesinizi tamamen verdiğinizde ıkınma biter ve sancı geçmemişse bu esnada tekrar aynı şekilde burundan karnınızı şişirecek şekilde nefes almanız ve ıkınmanız gerekir. Ağrı geçince normal nefes alarak dinlenmeniz gerekir ve ağrı gelince tekrar aynı şekilde ıkınmanız gerekir. Ağrılar ortalama 2-3 dakika arayla gelir. Bu esnada gerekirse epizyotomi (doğum kesisi) yapılır ve bundan sonra genellikle bir ıkınma daha doğum için yeterli olur. Bebek doğduğu anda ıkınmayı bırakmanız istenecektir sizden. Burada önemli nokta ıkınma tekniğinde nefesi burundan ve karın solunumu olacak şekilde almanızdır. Bu hem doğumu kolaylaştıracak hem de bebeğe daha bol oksijen sağlayacaktır. Göğüs solunumu yapmamaya özen göstermelisiniz. Karın solunumu nasıl yapacağınız konusunda detaylı bilgiye buraya tıklayrak ulaşabilirsiniz.

Doğum ağrılarını azaltmak için ağrı kesici morfin

DOĞUM AĞRISI (SANCISI) AZALTMAK İÇİN TIBBİ YÖNTEMLER
Doğum sancıları özellikle ilk doğumunu yapacak olan anne adaylarının çok merak ettiği bir konudur. Sancıların nasıl olduğunu bilmezler ve etraftan duydukları ile yetinmek zorundadırlar. Son ayda rahim kasılmaları arada bir olmaya başlar fakat bunlar gerçek doğum sancıları değildir. Doğum sancısı daha şiddetli, sık ve düzenli olarak gelen sancılardır. Bu sancılar sırasında karın çok sertleşir ve bu sayede bebek aşağı doğru iner. Gerçek ve yalancı doğum sancılarının farkını buraya tıklayarak detaylı olarak okuyabilirsiniz.

Doğum ağrılarını azaltmak için tıbbi yöntemler?
Doğum sırasında annenin sancılarını azalmak için bazı yöntemler vardır. bunları doğum yaklaşmdan önce doktorunuzlakonuşmalısınız ve doğumun nasıl yapılacağına birlikte karar vermelisiniz. En sık uygulanan yöntem epidural analjezi (ağrısız doğum) yöntemidir, bu konuda detaylı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bunun dışında TENS denen sinirlerin elektrikle uyarılması yöntemi ağrı azaltmakta nadir bazı hastanelerd euygulanan bir yöntemdir.Bu yöntemde belinize yapıltırılan pedler aracılığıyla elektrik akımı verilir bu şekilde sinirler uyarılarak ağrı azaltılmaya çalışılır.

Ağrıları azaltmak için bir diğer yöntem Entonox (Gaz ve Hava) yöntemidir. Bu yöntemde anneye ağızdan maske yoluyla gaz verilir. Bu gaz nötröz oksit ve oksijeninin yarı yarıya karışımından oluşur. Anneye rahatlama sağlar. Bu işlem sırasında annede sersemlik, baş dönmesi oluşabilir ama gaz anne ve bebek için zararsızdır. Anne sancının başlayacağını hisseder hissetmez gazı almalıdır, sancılar arasında almamalıdır.

Doğum ağrılarını azaltmak için ağrı kesici morfin benzeri ilaçlar enjeksiyon şeklinde (genellikle kalçadan) yapılabilir. (Peditin veya dolantin gibi…) Ancak bu ilaçların bebeğe geçmesi durumunda bebekte uyuşukluk, solunum zorluğu yaratabilir o nedenle sadece uygun zamanda doğuma az süre kaldığında yapılabilirler. Bazı hastanelerde bu ilaçlar kalçadan iğne ile enjeksiyon şeklinde yapılır bazı hastanelerde annenin ağrı hissettikçe düğmeye basması şeklinde mekanizma (hasta kontrollü analjezi) şeklinde verilirler.

Bunlar dışında nadiren bazı merkezlede uygulanan yöntemlere hipnoz, suda doğum, akupunktur, aromaterapi gibi yöntemler örnek verilebilir.

Doğum sancılarını azaltmak için kullanılan ilaç dışı yöntemler hakkında detaylı bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Evde doğum yapılabilmesi için

EVDE DOĞUM
Evde doğum anne adayının doğumunu daha önceden planlanmış ve gerekli tedbirler alınmış şekilde kendi evinde yapmasıdır. Gebelik takipleri süresince evde doğumun uygun olduğuna uzman doktorların karar vermesi gerekir, ayrıca evde doğum sırasında gerektiğinde hastayı hızla hastaneye ulaştırmak için gerekli tedbirlerin alınması gerekir. Buna “planlı evde doğum” denir. Planlı evde doğum bir sağlık politikası şeklinde dünyada bazı ülkelerde yaygın şekilde uygulanmaktadır, Hollanda da doğumların %30-40 kadarı evde doğum şeklinde gerçekleşmektedir. Ülkemizde uygulanan bir yöntem değildir.

Evde doğum yapılabilmesi için:
– Hastanın hamilelik takipleri yapılmış olması gerekir.
– Takipler sırasında gebelikte yüksek risk belirlenmemesi ve evde doğuma engel bir durum saptanmaması gerekir.
– Annede yüksek tansiyon, diabet, çoğun gebelik, herhangi bir tıbbi hastalık gibi durumların olmaması gerekir.
– Erken doğum olmaması gerekir.
– Evde doğum sırasıda uzman sağlık personelinin (ebe) eşlik etmesi gerekir.
– Evde doğum sırasında olası bir acil durum oluştuğunda veya doğum gerçekleşemediğinde hastayı hızla hastaneye ulaştıracak tedbirlerin alınması gerekir.

Neden evde doğum?
Evde doğumu yaygın olarak uygulayan ülkelerde bütün doğumların hastanede yaptırılmamasının ve evde doğumun teşvik edilmesinin nedenleri:
– Annenin mahremiyetinden en emin olduğu yer kendi evidir. Bu nedenle burada sakin, kendine güvenen, huzurlu bir şekilde doğum yapabileceğine inanır.
– Annenin ailesi ve kendisine en yakın kişilerle birlikte olması ona huzur ve güven verir, korkularını önler.
– Anne evinde yatağa bağlı olmadan istediği gibi hareket edebilir. İstediği pozisyonları alabilir.
– Evde doğum hastanede doğuma göre daha ucuzdur.
– Anne doğumdan hemen sonra kendi evinde bebeği ile yakın temas halinde olacaktır. Anne-bebek iletişimi erken başlaycaktır. Bu nedenle evde doğumlarda emzirme başarısı daha yüksek bulunmuştur.

Evde doğum ve hastanede doğum sonuçlarını karşılaştıran birçok araştırma yapılmıştır. Bu araştırmaların çoğunluğu yukarıda anlatılan uygun şartlar sağlandığında yüksek riskli olmayan gebeliklerde evde doğum sonrası anne ve bebek açısından bir risk artışı bulamamıştır. Zaten Hollanda örneğine bakarsak, evde doğumu en yaygın uygulayan ülkelerden birisi olmasına rağmen doğum sonrası anne ve bebek mortalite (problem yaşanma) oranı en düşğk ülkelerden birisidir. Bazı çalışmalarda evde doğumun epizyotomi (doğum kesisi) ve diğer müdahalelerde azalma sağladığı gösterilmiştir. Evde doğumların yaklaşık %10-20’sinde çeşitli nedenlerle hastaneye transfer gerekmektedir.

Ülkemizde evde doğum hastalarımıza kesinlikle önermemekteyiz çünkü bu ulusal bir sağlık planı haline gelmeden uygulanmaması gereken bir durumdur. Yukarıda anlatılan şartlar sağlanmadan uygulanmamalıdır. Ancak ülkemizde özellikle doğu bölgelerinde hastaneye ulaşım imkanlarının azlığından dolayı evde doğum %10-20 civarında görülmektedir. Bazı bölgelerde ise hastaneye ulaşım imkanı kolay olduğu halde ailesel, kültürel nedenlerle evde doğumlar gerçekleşmektedir. Ancak bu doğumlarda yukarıda anlatılan şartlar sağlanmadığı için herhangi bir aksilik durumunda anne ve bebek sağlığı tehlikeye girebilmektedir.
Kaynaklar: 1 , 2 , 3, 4, 5